18,yyda cereyan eden Türk-Rus mücadelesi ve Bunun Osmanlı Devle

 

 

Ömer DENİZ 

Erc. Ünv.

Sos.Bil. Ens.                                                                                                                                                        

 Y.L.1

 

18 YY da cereyan eden Türk-Rus Mücadelesi ve bunun Osmanlı devleti üzerindeki etkileri ;
 
         Osmanlı Devleti İstanbul’un fethinden kısa bir süre sonra Kuzey siyasetini Karadeniz in kontrolü doğrultusunda belirlemiştir Bunun siyasi ve ekonomik sebepleri vardır. Karadan gelen malların daha zor ve daha pahalıya gelmesi deniz yolunun tercih sebebiydi . Karadeniz’in ticaret için güvenli hale getirilmesi maksadıyla denize kıyısı olan yerler Fatih Sultan Mehmet tarafından bir bir fethedilmeye başlanılmıştı.
         Osmanlı Devleti ile Rusya arasında ilk siyasi münasebetler ise 1475 ta kırım hanlığının Osmanlı Devleti hakimiyeti altına girmesi ile başlar .Bu devirde Moskova Rusya’sı Osmanlı Devleti ile dostça geçinmeyi bir zaruret olarak görürken Osmanlı Hükümeti nezdinde Rusya siyasi mevkiiye yada Osmanlı ya karşı gelebilecek güce sahip olmayan küçük bir kuzey hükümetidir
         1696 lı yıllarda Rus çarı petro Azak seferine çıkmış uzun yıllardır savaşlarda yorulan Osmanlı ordusu ise bu duruma fazlaca müdahale edebilecek durumda değildi . Sıcak denizlere inme planını her zaman akılda tutan Çar daha önceki yenilgilerinde acısı ile Azak kalesin fethedeceği gemileri don nehri üzerinde yapmıştı .ve Azak kalesini alan Rus ordusu Karadeniz de etkili olmaya başladı . 1699 Karlofça anlaşmasından sonra Azak kalesini Ruslara verdiğimiz İstanbul anlaşması Ruslar için zaman kazanma reform yapma hareketi olarak tarihte yerini aldı
         16 YY a kadar her bakımdan Avrupa devletlerinden farklı olan Rusya 17 yy da büyük bir batı devleti görüntüsü almış ve ilerleme kaydetmiştir.Çar Avrupa seyahatine çıktı ve döndükten sonra e ülkedeki elbiseler Avrupa’nınkilere benzedi sakallar kesildi takvim değişti Avrupa’dan ilminden istifade edilecek adamlar Rusya ya çağırıldı ve Rusya bu sulh döneminde ciddi ilerlemeler kaydetti Bu ilerleme durumu I petronun gerçekleştirdiği reformlar ile oluşmuştur . I petrodan itibaren Ruslar ileri bir toplum ve devlet olma yolunda ilerlerken Osmanlı devleti ise aksine bir yola girmektedir iki ülke arasındaki denge Rusya aleyhine işliyordu Rusların İsveç’ lileri büyük bir zaferle yenmesi de bir devlet olduğunu ortaya koyuyordu .Aslında bu ilerlemeden en çok zarar görecek olanlar Polonya’lılar ve Türkler di .Büyük Petro’ ölümü ile onun izinden yürüyen katerina Döneminde Osmanlılara karşı yapılan ilk savaşta Ruslar başarılı oldular (1768-1774) Rus donanması Kronsdat ‘tan demir alarak Avrupa’nın çevresinden dolaşıp sakız adasının karşı yakasındaki çeşme açıklarındaki Türk donanmasını tahrip etti . İstanbul anlaşması yapıldı
         Rusya içerisinde çarın zulmüne karşı ayaklanan daha önceleri Osmanlı idaresine olan Türk boyları Başkurtlar Padişahtan yardım talebinde bulundukları halde İstanbul anlaşmasındaki Osmanlının Kırıma hanlarının Rusya ya saldırmasına engel olacağı sözü gereği Osmanlı yardım gönderemedi . Artık Osmanlı Rusya’nın iç meselelerine karışamayacak kadar zayıftı .
        Osmanlı devletinin yapmak istediği yenilikler iç siyasete takılıp kalmış üst üste sadrazamlar değişmiştir. Balkanlarda ise   Rusya balkan milletlerini kendi menfaati için kullanmaya başlamıştır.Ruslar milliyetçi fikirleri Bulgarları Osmanlıya karşı kışkırtmak ve kendi yandaşı yapmak kullanmaktadır .Bu işte ortodoks papazların yardımı büyük olduğu gibi din adamı kisvesindeki ajanlarda kilise nüfuzundan faydalanmışlardır.Balkanlara ve Makedonya ya dağılan ajanlar madalyalar paralar dağıtıyorlardı .Petronun tahrikleri neticesi Arnavutlukta bir kısım sırplar isyan çıkartarak   çardan yardım talebinde bulunmuşlardı .
       Çar petro ilk dönemde Fransa ve İngiltere ile Türklere karşı birleşmek istedi ise de bu fikrine destek bulamadı bu defa çar Düşmanı olan Lehliler ile birleşerek   baltık ülkelerini ele geçirmek üzere İsveç hücum etti .
        Bu dönemde Osmanlı İran’a saldırarak adeta Rusya’nın işin kolaylaştıracak bir dış siyaset hatası daha yapmış Safavilerin zaafını ve son Safevi hükümdarı Şah Hüseyin in Sünni Müslümanlara karşı aşırı baskı ve zulmünü İran a muharebe açmaya vesile saymış   zaten yorgun ve zor durumda olan İran’ın batı vilayetlerini ele geçirmişti .Fakat Asıl Safevi mirasına göz koyan Petro ismi var cismi yok Safevi devletine harp ilan ederek Dağıstan ,Derbent, Bakü gibi şehirleri ele geçirip Efkan lılara irandan sürüp çıkarmış ve Safevi ailesi ile anlaşarak onları tekrar başa getirerek geri çekilmişti. Türkler İran üzerine başarısız bir sefer daha yapmışlardı ve 1578 de Sokullu Mehmet Paşanın ileri görüşü ve iran seferinin gereksizliği fikri doğrulanmış oluyordu .  
        Osmanlı bu zor durumunda içte isyan ve kargaşalarla uğraşmaktan geri durmuyor. nihayet İran seferi açılmış gibi halkın gözünü boyamak maksadı ile ordunun üsküdara geçmiş olmasını fırsat bilen asiler .Beyazıt hamamının uşaklarından olan Patrona Halil in idare ettiği isyanla hem memleketi içten yıktılar hem padişahı tahtından hem de Nevşehirli damat İbrahim paşayı canından ettiler.
        Küçük kaynarca Anlaşmasıyla ( 1774 ) Rusları Osmanlı devletindeki Ortodoksların himaye hakkını alıp 1914 e kadar sürecek olan şark meselesinin başlamasına sebep oldu     .Küçük Kaynarca anlaşması gelecek yüzyıl içinde imzalanacak öteki anlaşmaların temeli olmuş ve Rusya sürekli bu metne atıf yapmıştır .Bu anlaşma Osmanlı Devleti ile Rusya arasında olduğu kadar diğer Avrupa devletleri ile Osmanlı devleti arasındaki ilişkileri de büyük oranda etkiledi bundan sonra Rusya önce Karadeniz e çıktı sonra burada donanma bulundurmaya başladı 1783 te ise Kırım ı işgal ederek Karadeniz in kuzey sahillerini ele geçirdi . Bu anlaşma her şeyden önce Osmanlı’nın gururunu kırmıştır Bununla Sultan yalnız Hıristiyan nüfusun oturduğu fethedilmiş toprakları değil aynı zamanda kırımdaki eski Müslüman toprağını da terk etmek zorunda kaldı Rusya böylece ilk defa Karadeniz in karşı kıyısına sağlam bir şekilde yerleşmiş oluyordu Azak denizi ile Karadeniz arasındaki boğazı da denetleme altına alıyordu diplomatik olarak ise İstanbul da sürekli bir Rus büyükelçisinin bulunmasıydı. Osmanlının Karadeniz in kuzeyindeki egemenliğine ilk darbeyi vuran Küçük kaynarca anlaşması ile Rusya oldu .Bu anlaşma ile Rusların himayesindeki Ortodokslarla ilgili bir takım imtiyazlar elde etmesi uluslar arası konum ile iç bütünlük ve istikrara arasındaki belirleyicilik ilk önemli göstergesidir.Gayrimüslim ve ermeni azınlıkların Osmanlıdan kopuş sürecinin başlaması bu anlaşmada ortaya konan himaye şartlarının bir sonucudur .Ruslar bu anlaşmadan sonra devletin içinde bulunduğu buhrandan istifade ederek Kırımı işgal etmişlerdi 1786 da imzalanan anlaşma ile Kırım ,taman ve Kuban Ruslara bırakılmıştı Kırım ı Rusların alması bu bölgede yaşamakta olan Kafkasları büyük tehlikeye sokmuştu çünkü bu sayede 150 gemilik bir donanma ile denize açılmışlar Gürcistan a yerleşme planları yapmaya başlamışlardı .
         Kaynarca barışından sonra Rusya Avrupa’ya karşı bir şark meselesi olarak gördüğü boğazlar Meselesini kendi lehine halletmek için bu defada Osmanlı topraklarını taksim projesini ele aldı bu amacına ulaşabilmek için Rakibi Avusturya ile iş birliği yaptı bu iş birliğine göre Osmanlı devletinin yenilgisi ve Avrupa’daki topraklarının ele geçirilmesi halinde bu mirasın nasıl teksim edileceği hususunda bir anlaşma meydana gelmiştir ki grek projesi denen tasarı budur. Avusturya ile Rusya arasında Şark meselesinde bir dönüm teşkil eden bu ittifak Osmanlı hükümetin rahatsız etmesine rağmen I Abdülhamit bu barışı bozmak istemedi düşman gelişmiş ve düzenli idi ve İslam dünyası dağınık ve geri durumdaydı .fakat grek projesinin uygulamaya koyulması yolunda adımlar atılması Kırım hanlığının Rusya ya ilhakı ,Rus ticaret gemilerinin serbest dolaşım hakkından faydalanarak ege denizindeki adalarda yaşayan Rumlara ve Karadağlılara silah ve mühimmat taşıması onları isyana teşvik ve tahrik etmesi Rusların Kafkasya da Osmanlı devleti için tehlikesi olamaya başlaması savaşı kaçınılmaz hale getirdi nihayet Rus elçisinin ard arda yaptığı yeni teklifler ve Rus çariçesinin sınıra kuvvet yığması üzerine Osmanlı devleti I Sultan Abdülhamit döneminde Sadrazam Yusuf paşanın ısrarı ve İngilizlerin teşvikiyle Rusya ya harp ilan etti Rusya nın Müttefiki olan Avusturya da Osmanlı devletine savaş ilan ettiğinden onlarla da savaşmak zorunda kaldı. Bu dönemde Rus savaşına bir çok Osmanlı Kumandanı gibi Cezayirli hasan paşa da karşı çıkmıştı .İç isyanları bastırmak için memleket içinde uzun bir yolculuğa çıkıp geri İstanbul a geldiğinde Osmanlıyı gereksiz bir savaşın içinde bulmuştu . Gerçektende Kırım baştan aşağı Rus hakimiyetine girmiş ve Osmanlı tebası olan tatarların bir çoğu öldürülmüştü .Osmanlıda ise Talimsiz bir ordu vardı ve Tiflis hanı Rus himayesine girmişti O bölgede Osmanlıya destek olacak kuvvet yok denecek kadar arzı . (1787 ) bu koalisyon savaşları sırasında Fransa nın sözde adasında kendine bir şey yapamadıkları İngiltere yi sömürgelerinde yenmek için Mısır a sefer hazırlığına girişmeleri ve Mısır ı istila etmeleri karşısında çaresiz kalan Osmanlı hükümeti 3 ocak 1799 da Ruslar la 5 Ocak 1799 da İngiltere ile anlaşma imzaladı bu anlaşma ile Rus filosu ilk defa boğazlardan geçerek Akdeniz e açılma imkanı buldu Rusya nın bu imkanı kalıcı hale getirmek istemesi bundan sonraki Rus politikasının ana hedeflerinden birini teşkil edecek ve Boğazlar meselesi böylece gündeme gelmiş olacaktır
         1789 yılında Başlayan Fransız ihtilali Avrupa’ya yeni fikirler getiriyor Anarşi fikri ve milliyetçilik akımlarının nereye sıçrayacağı tahmin edilemiyordu Rus çariçesi ve Avusturya imparatoru bu karışık durumda dış meseleleri ile uğraşmak istemediğinden Avusturya Osmanlı ile Ziştovi de zapt ettiği kalelerden çekilmek şartı ile anlaşma imzaladı.        
         Rus harbi de hız kesmiş ve 1792 de yaş şehrinde daha önceki zapt ettiği kaleleri geri vermek şartı ile ,1774 Kaynarca ,1779 Aynalı kavak ,1783 Ticaret anlaşması ,ve Kırım ın Rusya ya katılmasını ön gören anlaşmaları ortadan kaldıran bir anlaşma imzalandı . Bu sessizliği fırsat bilen Osmanlı asker ocakları inşaasına başlamış askeri talime almıştı . Devlet büyüklerine ıslahat hahiyaları yazdırılmıştı. Nizami cedit adı altında kalite üstünlüğü bulunan yeni bir ordu tertip edilmişti Karadeniz boğazları kaleleri yapımına başlanılmıştı. Sulhun imzasından 4 sen geçmişti ki Rusya derbent i işgal etti u kale her ne kadar irana ait idiyse de Türk yolları üzerinde bulunduğu için askeri harekat kaçınılmaz olmuştu.İçte ise yeni karışıklıklar başlamış bir yandan vehhabiler fırsat buldukça ayaklanmış milliyetçilik fikirleri devleti yormaya başlamıştı .Rumeli’de Rus komitacıların yardımı ile dağlı eşkiyalar ayaklanıyordu. Rumeli isyan ve ihtilalleri şuurlu ve metotlu bir Rus emperyalizminin büyük bir ciddiyetle milli menfaatleri adına giriştiği savaştı.
         Batılı güçlerin ekonomik ve siyasi hegemonyasını bütün dünyaya kabul ettirdiği 18 yy da ikinci güç durumuna düşmüş olan Osmanlı Devleti topraklarının güvenliğini tek başına sağlayamayacağını anladığı için denge politikasını bütün neticeleriyle kabul etmek zorunda kalmıştı .Bu sıralar başka devletlerden destek bulamayan Osmanlı devleti istemeyerekte olsa Rusya nı baskılarına boyun eğerek 1797 de kararlaştırılan ittifakı yeniledi (1805 ) .Bu ittifak ile Rusya iki önemli avantaj elde etti ,Birincisi Boğazlardan hiçbir devletin savaş gemisinin geçmesine izin verilmez iken yedi ada durumunu bahane eden Rusya ya barış zamanında da donanmasını boğazlardan geçirmesine izin verilmekteydi . İkincisi ise boğazların kapalılığı ilkesine rağmen herhangi bir devletin bu ilkeyi bozmaya teşebbüs etmesi halinde boğazların ortak savunması öngörülmek suretiyle Rusya boğazlar üzerinde diğer devletlere nazaran üstünlük sağlamaktaydı .
         Fransız ihtilalinin ortaya koyduğu özgürlük fikri ve Rusya ve Avustralya’nın çeşitli propagandaları ve tahrikleriyle Avrupa’nın içlerinde devlete karşı gelmeye hazır Hıristiyan Hırvat halkı ayaklandı . Osmanlı imparatorluğunun içten parçalanmasında ilk büyük adım olan Sırp isyanı (1804) nın doğurduğu imtiyaz meselesi henüz halledilmemişken Rus çarının yaveri 1821 de önce Boğdan daha sonra da Mora da isyan tertiplemiş sonucunda Yunanistan istiklalini ilan etmişti (1822)
        Sultan II Mahmut bitmek bilmeyen isyanlar karşısında bunalmış bir vaziyette idi Mısırda bulut Kaptan Ali bey , Akka da Şeyh Tahir isyanları iç gaileleri arttırmıştı, Anadolu da çıkan isyanları bastırmak için Padişah Mısır Valisinden yardım istemiş ve mısır kuvvetlerinin yardımıyla Yunan ayaklanmasını bastırmıştı .Bu sırada işe karışan Fransa ve Rusya sayesinde Osmanlının kendi iç meselesi olan Yunan meselesi devletler arası bir mesele olmuştur . Rusya çarı Osmanlı devletine bir ültimatom vererek Sırbistan’a özerklik verilmesi yolunda baskı yapılmaya başladı ve bu baskıları sonuç verdi
        Bunun üzerine ihtiyati tedbirler almak gereğini hisseden İngiltere Fransa ve Rusya kendi donanmalarını yunan sahillerine ve mora ya göndererek Osmanlı donanmasının bu bölgeden ayrılmasını istediler bu istekleri reddedilince üç ülke donanması birleşerek Osmanlı donanmasına Navarinde baskın yapıp bütün donanmayı yaktılar .
         Rusya 1827 yıl içinde meydana gelen olaylardan kendi adına son derece memnundur Osmanlı devletinin 1826 da yeni çeri ordusunu kaldırması yerine Asakir-i Mensure-i Muhammedi’ye adıyla yeni bir ordu kurulması ve bu ordunun yeterli düzeye çıkmaması navarin baskınıyla Osmanlı’nın donanmasız kalması İngiltere ve Fransa ile diplomatik faaliyetleri kesilmesi Rusya’nın arzuladığı bir ortamdır 
         Osmanlı devletinin bu zafiyetinden istifade etmek isteyen çar I Nikola Osmanlı devleti ve yunan meselesi ile ilgili fikirlerini pervazsızca açıkladığı için Osmanlı devleti gururunu kurtarmak adın Rusya ya savaş açtı Osmanlı Rusya ile uğraşırken mora da İngiltere desteği ile yunan sorunu sonuca ulaştı .Osmanlı devleti bağımsız bir devlet olarak Yunanistan ı tanımak zorunda kaldı Osmanlı devleti Rusya karşısında tekrar yenilgiye uğradı ermeni reayanın Rusya ile fiziki teması bu döneme rastlamaktadır 1828 li yıllarda Osmanlı devleti hem toprak kaybetmiş hem ağır savaş tazminatı ödemiş hem de Rusya ile tek başına savaşamayacağını anlamış bir haldeydi
               1829 Edirne barışı Rusya’nın Fransa İngiltere ve Avusturya karşısında kazandığı bir zafer olmuştur bu anlaşma ile Rum imparatoru balkan Slavların tartışmasız koruyucusu durumundadır öte yandan da Rusya Osmanlı devletinin gerçek koruyucusu durumuna gelmiştir Avusturya’nın tutumu ile hayal kırıklığı yaşayan ve Avrupa devletleri tarafından ortada bırakılan Osmanlı Rusya’nın iyi niyetine sığınmak zorunda kaldı
         Osmanlı bir yıl ara ile kaybettiği Mora ve Cezayir in acısın unutmadan Fransa’nın yardımıyla Mısır valisi Mehmet Ali Paşa isyanı başladı ve kışkırtma ve dış devletlerin müdahalesi ile büyüdü ve bizzat sadrazamı yenen isyancılar Konya dan İstanbul a hareket ettiklerinde bu duruma engel olamayan Osmanlı Rusya dan gelen yardımı kabul etti Rus filosu İstanbul a geldi bu durum karşısında endişelenen İngiltere ve Fransa Mısır valisini Kütahya anlaşmasını yapmaya zorladılar ve Mehmet Ali paşa Suriye ve Adana kendisinde kalmak şartıyla anlaşma yaptı . Esasen Edirne anlaşmasından bu yana Rusya kontrolünde ve himayesinde yaşayan Osmanlı bunu devam ettirmek istiyordu ve İstanbul da Hünkar iskelesi anlaşması ile Edirne anlaşmasını tasdik eden her iki taraf topraklara tecavüze karşı 8 yıl birbirlerini destekleyeceklerini belirttikleri anlaşmayı imzaladılar ve bu anlaşmanın bir gereği de Rusya nın bütün harp gemilerine boğazları kapatması ve kendi harp gemilerin boğazlardan çıkartabilmesiydi
         1838 ağustos ta İngiltere ile serbest ticaret anlaşması yapan Osmanlı anlaşma karşılığında aldığı İngiliz desteği ile Mısır güçlerine saldırdı ve yenildi Kaptan-ı derya hain Ahmet paşa Osmanlı donanmasını kaçırıp Mısır Mehmet Ali Paşa ya teslim etmişti . bu yeni durum karşısında Rusya’nın Osmanlıya yardım ederek üzerindeki etkisini arttıracağını düşünen Avusturya müttefikleri ile bir olup Mehmet Ali Paşayı Osmanlı ile anlaşmaya zorladı 1840 Londra da toplanan taraflar Mısır ın valiliğinin babadan oğula geçmesini kabul etti .Mısır meselesi arkasında yeni boğazlar meselesi doğurarak çözümlenmiş oldu .Nihayet 8 yıllık süresi dolan Hünkar iskelesi anlaşması ile boğazlar üzerinde Rusya etkisi bitince Mısır meselesi ve boğazlar sorunu bitmiş olarak bir süre sakin kaldılar
         1844 te temelleri atılan Rus –İngiliz dostluğu 1848 e kadar devam etti fakat Rus ordularının Macar ve Lehistan üzerine yürümeleri eflak ve Boğdan a girmeleri Rusya’nın Macar mültecileri Babı Ali den istemesi buna karşılık İngiltere’nin donanmasını Çanakkale boğazı önlerine getirmesi ve mültecileri vermek istemeyen Osmanlı ya arka çıkması Rusya ve İngiltere nin arasını açtı Macaristan’a Rus müdahalesi şark meselesi açısından Avrupa’nın tümü ile bir diplomatik devrimin tamamlanması ve İngilizlerin Fransızlarla birlikte hareket etmeye başlamaları sonuçlarını doğurdu Macar ihtilalini bastırana 4 general Osmanlıya sığındı Rusya ve Avusturya generalleri geri istedi fakat ısrarla vermek istemeyen Osmanlıya karşı yardım ancak İngilizler ve Fransızlardan geldi .
        Kırım savaşı patlak verdiğinde görünürdeki sebebi 6 büyük kilisenin ( Ortodoks, Katolik, ermeni, gregoryan ,Süryani, Habeş ,Kıpti ) anlaşmazlığı ve kutsal yerleri katolik mi ortodoksmu yöneteceği idi bu şaşkınlıkta ne yapacağını kestiremeyen Osmanlı her tarafı memnun etmek istiyordu 1853 Rusya Osmanlı arasında   yeni bir anlaşma imzalandı Rusya bütün Osmanlı devleti içindeki ve diğer bütün Ortodoksların koruyucusu olmuştu ve Rusya kendi izni olmaksızın Patriklerin yerinin değiştirilmemesini istiyordu Osmanlı ya bu baskıyı yaptı kabul görmeyince de Memleketeyni işgal etti iki devletin arası tekrar bozuldu . Toplanan meclis bu durumu tam bir savaş hali görmeyip durumu da Avrupa devletlerine bildirmeye karar verdi ve Viyana da bir araya gelen büyük devletler bir tasarı hazırladılar Rusya nın bunu kabul etmemesi üzerin Rus ve İngiliz emperyalizmi karşı karşıya geldi . iki şehri zaten Ruslar tarafından işgal edilmiş olan Osmanlıya Ruslara savaş ilan etmekten başka ol kalmamıştı .Rusların Osmanlıyı yenip kendi planlarının bozulacağını düşünen İngiltere ve Fransa Osmanlıyla ittifak yaptılar ve kırım savaşı başladı bu savaş bir yanda İngiltere bir yanda Rusya ve Osmanlı üzerinde oyundan hangisi üstün çıkacak savaşıydı İngiltere’nin boğazlar üzerinden yaptığı ticaret anlaşması dengeleri alt üst etmişti neticede Rusya tek başına kaldığı gibi karşısında Türkiye İngiltere ve Fransa blokunu buldu Ruslar eflak boğdan dan çekilmeyince İngiltere ve Fransa savaş ilan etti .Rusya da çarın değişmesi ve savaşa devam edemeyecek kadar zayıf düşmeleri nedeniyle anlaşma imzalamak zorunda kaldılar .Tüm taraflar barışı kabul ettikten sonra 1856 Paris barış konferansı topladı bu konferans Osmanlı devleti için hem siyasi hem diplomatik açıdan dönüm noktası olmuştur çünkü bu anlaşma ile Avrupa milletleri topluluğuna dahil olmuştur .Bu anlaşma gayri Müslim tebaanın vatandaşlık haklarını tanıyor ve Rusya nın bu durumu kullanması engel olmayı amaçlıyordu .

         Çar I petrodan sonra kuvvetlenen Rusya karşısında gücünü kaybeden Osmanlı kendini müdafaa edemez hale gelince başta İstanbul ve boğazlar olmak üzere Türk toprakları emperyalist Rusya’nın hedefi haline gelmiştir Büyük Petronun Osmanlı imparatorluğunun ortadan kaldırılması yönündeki vasiyetti Rusya’nın Osmanlı toprakları aleyhine gelişme isteğine sebep olmuştur Rusya Avrupa devletleri arasında güçlendiği günden itibaren Osmanlı devletini tasfiye etmek gerekirse bu topraklarda küçük kendine bağımlı veya ileride kendine bağlayabileceği muhtar veya müstakil devletler kurmak istemiştir   bunlar mümkün olmazsa Avrupa devletleri ile paylaşma hesapları yapmıştır . Fakat her durumda Rusya hedefleri için planlar ortaya koyup güçlenmeye başladığında karşısında kendi çıkarlarını korumak için Osmanlı ya yardım eden Avrupa devletlerini bulmuştur ., Osmanlı Avrupa için doğrudan tehdit değil Rusya ya karşı fren vazifesi yapacak bir devlettir .Şark meselesini kendi lehine halletmek isteyen Rusya Avrupa devletleriyle ve Osmanlıyla sürekli bir düşmanlık halinde olmuştur .Bu mesele çözülemediği içinde ne balkanlar ne Rusya nede orta doğu da sürekli bir düzen kurulamamıştır . Türk Rus savaşları sırasında Avrupa ile Rusların zaman zaman birleşmesi bu savaşlardaki bir başka maksadında Müslümanları yok etmek olduğu içindir tarihimizde yerini almış ve Makamat-ı Mukaddese olarak bilinen bir ortodoks –katolik meselesi de vardır bu savaşların dini yönünün bir kez daha vurgulamaktadır Kudüs Henüz Osmanlı sınırları içindeyken Kendini Ortodoks hamisi Hatta Bizans varisi olarak kabul eden Ruslar Bu yüzden Türklere en ağır darbeleri vurmuştur.bütün saldırılarında kilisenin arkasına sığınmışlardın .Bizim toplumumuza gren laisizim bizde bölücü bir rol oynarken bir uzlaştırıcı olarak Avrupa’yı birleştirmiştir.Hür ve Müstakil Türkiye ‘yi istemeyen Rusların gerçek hedefi bir dünya devleti ve yönetim şekli ortaya koymaktır .Tarihi politikası Karadeniz’i kendi denizi yapmak ve Ege ve Akdeniz e yayılmaktır .Osmanlı Türklüğünden daha önce Ruslar tarafından yakınlarında bulunan ve parçalara ayırarak yutulan devletleri saymazsak bile Ruslar Türklerin başına üçyüz yıl dert olmuşlardır ve devam etmektedirler. 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !